Küreselleşmenin hız kazanması ile dışa açık piyasalar, rekabet, mal, hizmet, yeni teknoloji, sermaye ve bilgi yeni bir ekonomi yaratarak iş dünyası pratikleri, iş organizasyonları ve iş-yönetim ilişkileri açısından yeni taleplere neden olmaktadır.
Yeni ekonomi, genel olarak insan kaynağının olduğu bir çevrede, bilgi ve iletişim teknolojilerinin etkin kullanımı olarak ifade edilmektedir. Ekonomik faaliyetlerde gerçekleştirilecek bu dönüşüm, bilgi ve iletişim teknolojileri sektörünün dönüşümü ile birlikte gerçekleşecektir.
Yeni ekonominin en önemli yararlarından biri, daha yüksek büyüme ve istihdam artışını olanaklı kılmasıdır. Yeni ekonomide işçi-işveren ilişkileri sürekli olmayabilir. İşçi tüm bir hayatı boyunca tek bir şirkette kalmak istemeyebilir. Farklı şirketler de farklı pozisyonlarda çalışmak isteyebilir. Yeni ekonomi de istihdamı garanti etmenin ve gelirde sürekliliği sağlamanın yolu, işçinin bir işten diğerine geçişini, iş mobilitesini kolaylaştırmaktır. Firmalar bu anlamda daha yüksek iş deneyimi sağlayabilir.
Yeni ekonomi kalkınma süreçleri üzerinde de önemli etkide bulunuyor. Ülkenin büyümesi, refahı, nüfusu, doğal kaynakları, kalkınma stratejileri bu yeni gerçeklik ile ilişkili olarak geliştirilmelidir. Yeni yüzyılda kalkınma çabaları, geçmiş yüzyıldakinden tamamen farklılaşacaktır. Gerçekten hem gelişen hem de gelişmiş ülkeler yeni gerçekliğe uygun olarak stratejilerini oluşturmak ve tasarlamak zorundadır. Yeni ekonominin ihtiyaç duyacağı en önemli unsurlar, finansal derinlik, dış açıklık, rekabet ve esnek piyasa düzenlemeleri ve finansal etkinliktir.
Yeni ekonominin önemli unsuru iş dünyası, tüketici ve hükümetin faaliyetlerinin dönüşümünü ve yeni yatırımları gerektirdiği için finansal sistem kritik önem arz etmektedir. Finansal sistem, iyi ve zayıf fırsatları tanımlamada etkin olmalıdır. Finansal sistemin kurumları, ekonomiyi bir bütün olarak riske atmadan riskli ve yenilikçi çabaları desteklemeye ihtiyaç duyar. Bu da ancak finansal derinlik ile gerçekleştirilebilir. Bu anlamda finansal aracılar fonların finansal sektörden reel sektöre transferini sağlayan kurumlar olarak hizmet ederler. Kredilerin bir bütün olarak yaygınlaştırılmasını sağlayarak, reel sektörün finansal beklentilerine uygun hizmetleri verirler.
Finansal derinlik kadar, finansal açıklık da bir ülke ekonomisinin yeni ekonomiye uyum sağlaması için gereklidir. Yeni ekonominin üretkenlik çabaları küresel çevreden gelir. Özellikle hizmetler sektöründen. Hizmetler sektörünün performansı ve fiyatlar, telekomünikasyon ve lojistik hizmetler de bu anlamda önem taşır. Bu da hizmetler sektöründe ticaretin serbestleştirilmesini gerektirir. Serbestleşme, bilgi ve iletişim teknolojilerinin ve internetin geniş bir alana yayılımını sağlar. Erken serbestleşen ülkelerin bugünün teknoloji liderleri konumuna gelmeleri bunun en açık kanıtıdır.
Yine rekabetçi ve esnek bir çevre yeni düşünceleri teşvik eder, yenilikçi çabaları ortaya çıkarır ve piyasa talebi yeni yaklaşımlar ile karşılanmaya çalışılır. Esneklik ve rekabet hem üretim hem de işgücü piyasaları için önemlidir. Rekabet, aynı zamanda teknolojinin maliyetini düşürmek içinde gereklidir.
Yeni ekonominin bir diğer unsuru da finansal etkinliktir. Finansal etkinlik devletin yeni ekonomiye katılımını gerektirir. Devletin, verginin yönetimini, gümrük işlemleri vb. uygulamalar gibi iş hayatını kolaylaştıracak düzenlemelerine ihtiyaç vardır. Bu düzenlemelerde, bilgi ve iletişim teknolojilerinin etkin kullanımı finansal dengeyi sağlar
Kalkınma ve büyümeye ilişkin geleneksel politikalar artık yeni ekonomik paradigma ışığında düşünülmelidir. Hem makro hem de mikro düzeyde politikalar geliştirilmeli, yeni ekonomik çevredeki fırsatları maksimize edebilmek için güçlendirilmelidir. Tabiki, yeni ekonominin otomatik olarak yoksulluğu azaltması beklenmemelidir. Yoksul ülkeler, yeni ekonomiden yararlanabilmek için gerekli yatırımlardan yoksundur. Bu nedenle yeni yatırım stratejileri ve kamu politikalarının geliştirilmesi gerekmektedir.


